Kadınlar üniversite sınavı gibidir.

October 11th, 2006

———————————————————————-
Benzerlikleri:
Ikisinde de tercih sayisi çok görünür.
Ikisi de ancak bitince rahatlarsiniz.
Ikisinde de tercihlerde çevre faktörü sinir bozucu ama önemlidir.
Ikisine de girmeden önce sekerli birseyler yemek iyi gelir.
Ikiside esnasinda terletir.
Ikisini de kazanirsaniz kasindiniz, kaybederseniz üzüldünüz demektir.
Ikisinin de sonucu güzellestikçe harçlari yükselir.
Ikisinden de erken çikmak hos karsilanmaz.
Ikisinde de tercihler yillara mal olabilir.
Ikisinde de tercih sizin gibi görünür.
Ikisinde de sorulari kimse size önceden söylemez, ama üç asagi bes yukari ayni sorular çikar.
Ikisinde de çikinca sigara iyi gelir.
Ikisinde de yuvarlagin disina tasirmamak gerekir.
———————————————————————-
Farkları:
Birinde kalemin ucu kirilirsa fena olur.
Birinde yanlis kararlar silgiyle düzeltilebilir.
Birinin gözetmenine röntgenci adi verilir ve ayiplanir.
Birinde kurallar bastan belirlenmistir.
Birinde açik ögretim mümkündür.
Biri bittikten sonra kahvalti hazirlamaniz gerekmez.
Birinde kapida veli beklemez. En azindan beklemese iyi olur.
Birinde yardimci cihazlar arasinda müsvette kagit bulundurmak tuhaf karsilanmaz.
Birinde acele etmek tuhaf karsilanir.
Birinde cevaplar duruma göre degisir.
Birinde bilgisayarlar degerlendirir.
Birinde yumusak kalem makbul degildir.
Birinde tercih sayisi duruma göre degisir

İlişkinin Bitiş Sinyalleri Nelerdir?

October 9th, 2006

Sondan az önce ilişkiyle ilgili sorunlar çok ciddi bulunur. Sorunlardan söz etmek yararsız görünür.
Sorunları kendi başına çözmeye çalışır. Paralel yaşamlar kurulur. Yalnızlık tercih edilir. Tarafların cinselliğin her şey demek olmadığını kabul ederek, sadece seksin ilişkiyi kurtarmayacağının bilincinde olmaları gerekmektedir. Yalnız burada bir algılama hatasına da düşmemek lazım, cinsellik önemsizdir denmek istenmemektedir. Tam tersine, cinsellik ilişkide önemlidir. İlişkinin ana motorunun seks olması da geleceğini riske sokar. Öte yandan cinsel ilişkinin sıklığı açısından memnuniyet, cinsel ilişkiden beklentilerin açıkça paylaşılabilmesi, karşı tarafın cinsel isteklerine karşı duyarlılık, her iki taraf için tatmin ediciliği ve cinsel ilişkide korunma yollarında hemfikir olmak da önemli.

Ailede yaşananlar ilişkinin kaderini etkiliyor. Bireylerin geldikleri ailelerin önemli rolü var. Alkol bağımlısı, ruhsal sorun yaşanan, çocuklarına karar alma fırsatı vermeyen, ilişkilerini onaylamayan, geçimsiz, boşanmış, ailelerin çocuklarının ilişkileri riskli. Ebeveynlerin çocuklarının ilişkilerine sürekli müdahale etmesi, taraf tutması ilişkiyi zora sokar. Geçmişte şiddet, cinsel taciz, terk, ihmal gibi travmatik olaylar yaşayan bireylerin ilişkisi daha çok emek ister. İlişkinin başlangıcıyla ilgili güzel anılar yoksa, aldatma yaşanmışsa biraz daha çabaya ihtiyaç duyulabilir.

İlişkide Alarm Çanları İşaretleri

October 9th, 2006

Hangi işaretler iletişimde ve ilişkide ciddi sorunların habercisidir?
- Çok önemli kararlar birlikte verilmiyorsa, sık sık ayrılıp tekrar bir araya geliniyorsa, partnerlerin eleştirisinden korunmak için duygusal ilişkiden uzaklaşılıyorsa sorun vardır. Tartışma yöntemi de çok önemli ipucu.
Uzayıp bir sonuca baÄŸlanmıyorsa, kıskançlık sık gündemdeyse, tartışmalarda kiÅŸiliÄŸe yönelik suçlamalar, aÅŸağılama, küçük görme ifade eden sözler, mimikler, jestler ve bol bol eleÅŸtiri varsa, küsülüyorsa, basit ÅŸeyler büyütülüyorsa, kırıcı bir tartışmadan sonra iliÅŸkiyi tamir etmek için çaba harcanmıyor veya bu konuda baÅŸarılı olunamıyorsa, durmadan “aslında ne yapmak istendiÄŸi” anlatılmak zorunda kalınıyor, sert bir dille tartışılıyorsa, partnerler sık sık eleÅŸtiriliyorsa, kendini savunurken, partner suçlanıyorsa, tartışmalar sırasında tepkisiz kalınıyorsa ve konuÅŸulmuyorsa sorun büyük.
Sorunsuz ilişki için tek kişinin çabası yeter mi?
- Tabii ki yetmez. İlişki tek başına yaşanabilir mi?
Karşınızdakini daha iyi anlamak ve kendinizi anlatmak için ne yapılabilinir?
- Çok basit bir yöntemi var. Duygular açık şekilde ifade edilmelidir. Düşünülenler partnere söylemelidir. Karşınızdakini anlamak için de zihnini okumaya çalışmak yerine yine açıkça ne düşündüğü sorulmalıdır.

İlişkide Kara Bulutlar

October 9th, 2006

Her kötü giden ilişki, veya evlilik kurtarılabilir mi sizce?
- Her ilişki ancak iki taraf da istiyorsa kurtarılabilir. Taraflar istiyorsa, iyiniyetli diyalog çözüm getirebilir
Aşklar, evlilikler çabuk mu tüketiliyor?
- KiÅŸinin hayata bakışı burada son derece önemlidir. Felsefesi, sadece tüketim üzerine kuruluysa, örneÄŸin “bunu diktirmek yerine atarım, yenisi daha ucuza gelir” diyorsa iliÅŸkiye emek vermeye yanaÅŸmaz. Mevcut partneri olmazsa mutlaka yeni biri vardır, diye düşünür. Bir anlamda iliÅŸkiler de paket servis fast food benzeri, hazırlamak için emek harcamadan, ısıtılıp hayata sokuluyor. BaÅŸka bir çok ÅŸey için emek veriliyor; neden iliÅŸki, evlilik için verilmesin?
İlişkinin sonunu hızlandıran adımlar
Kırıcı bir tartışmadan sonra ilişkiyi tamir etmek için çaba harcanmıyor veya girişim başarısız kalıyorsa.
Sık sık sizi beğendiğini, sonra da hiç beğenmediğini söylüyorsa.
Sık sık ayrılıp, tekrar bir araya geliniyorsa.
Kızgınlık ve öfke sıkça dışa vuruluyorsa.
Tartışmalar uzayıp, sonuca bağlanmıyorsa.
Basit şeyler büyütülüyor ve sorun ediliyorsa.
Kıskançlık sık gündeme geliyorsa durum kötü.

İlk adımın böylesi de var: Prens Adımı

October 9th, 2006

Mariah Carey’i çok beÄŸenen Brunei Prensi, güzel ÅŸarkıcının ilgisini çekmek için milyarlık hediyeler yolladı.
Ünlü ÅŸarkıcı Mariah Carey, geçen hafta kendisini çok ÅŸaşırtan hediyeler aldı. Dünyanın en zengin adamı olan Brunei Sultanı’nın oÄŸlu Prens Azim, güzel ÅŸarkıcıdan öylesine etkilendi ki ona masallarda ve filmlerde bile eÅŸine az rastlanır bir jest yaptı. Brunei Prensi Azim, özel jetiyle yardımcılarını ABD’ye yolladı ve güzel ÅŸarkıcıya 3 milyon sterlin deÄŸerinde bir gerdanlık ve yüzük hediye etti. Mariah Carey’nin 8 karatlık pırlantadan oluÅŸan seti görünce epeyce ÅŸaşırdığı da söylenenler arasında.

Danimarkalı Kadınlar ve Sadakat.

October 9th, 2006

Danimarkalı kadınların yarısı aldatıyor!
Danimarka’da kadınlar arasında yapılan bir araştırma, kadınların yüzde 52’sinin eşlerini aldattığını ortaya koydu.
Woman dergisi tarafından yapılan araÅŸtırmaya 15-35 yaÅŸ arasında 5 bin kadın katıldı. AraÅŸtırmaya katılan kadınlara “Nerede seks yapmak istersiniz?..
Her seks yapışınızda orgazm oluyor musunuz?..
Ne kadar çok seks yapıyorsunuz?..
Anneniz ile seks konularını konuÅŸuyor musunuz…” gibi sorular yöneltildi.
Verilen cevaplara göre Danimarkalı kadınların cinsellik profilinin bazı özellikleri şöyle:
Yüzde 12’si, yardımcı seks malzemesinin kendilerini tatmin ettiğini söyledi.
Yüzde 53’ü, birlikte yaşadığı kişi ve eşinin penisinin küçüklüğünün kendisini şaşırttığını söyledi.
Yüzde 47’si kendi cinsinden olan kadınları görünce seks isteğinin kabardığını belirtti.
Yüzde 59’u seksin daha uzun sürmesi gerektiğini belirtti.
Yüzde 80’i birlikte olduğu erkeğin seksten daha önemli olduğunu söyledi.
Yüzde 27’si başka bir kadın, tanınmış bir şahıs veya eski sevgilisiyle seks yapmayı düşlediğini söyledi.
Yüzde 35’i çikolata rengi tenli erkeklerden hoşlandığını anlattı. Araştırma, Woman dergisinin bu hafta piyasaya çıkan 82’nci sayısında yer aldı.

İlginç Düğün Gelenekleri.

October 9th, 2006

Nasıl olsa benim başıma gelmez diye düşünmeyin, bu hayatta, hele Türkiye’de olmaz, olmaz!

İlişkinin son noktası Düğünde ilginç gelenek, horozun ağzına sigara!
Erhan GÖGEM/KIRIKKALE, (DHA) haberi KIRIKKALE’nin Karakeçili ilçesinde ilginç bir gelenek uygulanıyor. Damat evi, kız evine kına yakmaya giderken iyi bir horoz alıp, ağzına da sigara tutuşturuyor.

Bu ilginç gelenek, son olarak ilçede Mehmet Akif Erel ve Tuğba Aydemir çiftinin düğününde yaşatıldı. Yıllardır uygulanan geleneğe göre, kız evine gidilirken horozun kafası arabanın camından çıkarılıp, kanatları açık olarak götürülüyor. Gelenek gereği horozun ağzında ise yanan bir sigara konuluyor.

Düğün sahipleri, yörede horozun liderlik sembolü olduğunu dile getirirken, “Kınaya gelen erkek evinin lideri, ağzında sigaralı horozdur. Bunu kız evine hediye ediyoruz.

Kına esnasında kapılar açılmaz. Kına yakılırken gelin elini açmaz ve istediÄŸi her ÅŸey verilir. Bu gelenek, yüzyıllar boyu yaÅŸayacaktır. Eskiden horozlarımızın aÄŸzında sigara olmazdı, Åžimdi o da modernleÅŸti'’ dedi.

İlişki Nedir?

October 9th, 2006

İlişkiler, aşklar, evlilikler umutla başlar. Geliştirmek ve korumak çaba ister. Gereken özenin gösterilmediği ilişkiler er ya da geç karaya oturur. Bu durumda kişilerin kendini sorgulamak yerine sığındığı gerekçe çoğu kez aynı: Suç karşı tarafta
Elbette ki bu gerçeği yansıtmayan, son derece sağlıksız ve subjektif bir ifade tarzı.
Başarılı bir ilişki için asgari hangi koşullar gerekiyor?
- Tercihlerde anlaşma, karşılıklı saygı, dürüstlük, farklı mekanlardayken bile partnerle ilgili pozitif şeyler düşünebilme, uzaklaşmak yerine birbirine yönelme, partneri ilgiyle dinleme, etkileşime açık olma, karşıdakini rahatlatabilme, kendini onun yerine koyabilme koşulları sağlanıyorsa ilişki sağlıklı yoldadır.

Aşk İlişkinin Olmazsa Olmazı Mıdır?

October 9th, 2006

Elbette ki ilişkilerde aşkın mevcudiyeti çok iyi olur, ama bu demek değildir ki, aşk yoksa ilişki yok. Aslında aşktan her birey bambaşka bir anlam da çıkarabilmektedir. Birbiri için ölebileceklerini ifade eden, çılgın aşıkları dahi ayrı ayrı bir odaya alıp, aşkın anlamı ve aşktan beklentileri sorulduğunda, ifadeler hep farklı olmuştur.
Kimisine göre aşk tutkudur, Kimisine göre gözün hiçbirşey görmemesidir. Kimisi tahtını bile terk etmeye göze alır, kimisi karşısındaki kadar fedakarılık yapılmasını göze alır.

Sevgili

October 9th, 2006

Sevgili demek, sevgi demek, aşk demek, mutluluk demek, ve de büyük bir ihtimalle geleceğe ait planlar demek. Bunların hepsi de önemli. O kadar önemli ki, hem yolun başında sevgili seçiminde, hem de daha ileri dönemlerde hata payını minimuma indirmemizi gerektirecek kadar önemli.

Dolayısıyla, Sevgili seçerken aman dikkat!

Çoğumuz, çoğumuzdan duymuşuzdur, her biten beraberliğin ardından yanıp yakılınır, pişmanlıklar dile getirilir ve söz dönüp dolaşıp sevgilinin yanlış seçildiği noktasına gelir. Ama artık akıllandım denmesine rağmen, bir bakılır ki, tekrar aynı hatayı yapar, gene üzülünmesine sebep olacak, gene yanlış bir sevgili seçeriz. Peki bu işin sırrı var mıdır acaba, neden durmaksızın yanlış seçimlerin verdiği acıları çekiyoruz.